Haber 19.05.2024 00:00:00 / Okunma Sayısı: 133

13 yaşındaki İkra, 4 ay önce başladığı boksla astıma meydan okuyor

KAYSERİ’de 6 yaşında astım teşhisi konulan İkra Bal (13) hastalığını, 4 ay önce mahallelerinde açılan spor kulübünde başladığı boks ile atlatma aşamasına geldi. Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji uzmanı Doç. Dr. Hatice Eke Güngör, "Biz hastalarımıza sporu kesinlikle öneriyoruz. İkra, bizim kontrolümüzde ilaçlarını düzgün bir şekilde kullanarak, beraberinde spor aktivitelerine başladı. Astım semptomlarında da çok bariz gerileme oldu. Şikayetleri azaldı. Eğer böyle giderse dikkatli bir şekilde hem sporuna hem tedavisine devam ederek astım semptomlarını azaltıp yaşam kalitesini artırabiliriz" ifadelerini kullandı.

Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde yaşayan 7'nci sınıf öğrencisi İkra Bal, 7 yıl önce sağlık sorunları nedeniyle hastaneye başvurdu. Bal'a burada yapılan tetkikler sonucunda astım teşhisi konuldu. Nefes almakta ve yürümekte zorlanan Bal, mahallelerinde açılan spor kulübüne yazılmaya karar verdi. Burada boks alanında ilerlemeyi seçen Bal, geçen süreçte düzenli bir şekilde antrenmanlara katılarak ilaçlarını kullanmayı azalttı. Spor sayesinde hastalığını atlatma aşamasına gelen Bal'ın hedefi, boks alanında Türkiye Şampiyonası’na gidebilmek. Hastalık sürecini anlatan İkra Bal, “6 yaşından bu yana astım hastası olduğum için çok fazla dışarı çıkamıyordum. Koşup, yürüyemiyordum. Her hafta hastanedeydim. Okula düzenli şekilde gidemiyordum. Spora başladığımdan bu yana ilaçları kullanmayı bıraktım. Başta zorlanıyordum ama sonradan nefesim açıldı. Doktorum bile hızlı iyileşmeme şaşırdı” diye konuştu.

‘SPOR SAYESİNDE HASTALIĞIMI YENDİM’

Kendisi gibi bu hastalık ile mücadele edenlere tavsiyelerde bulunan Bal, “Spor, benim hayatımda sosyalleşmemi, sosyal aktivitelere katılmamı ve arkadaşlarımla daha çok vakit geçirebilmemi sağladı. Burada eğleniyorum ve mutluyum. Spor sayesinde hastalığımı yendim. Benim gibi hasta olan yaşıtlarım varsa, spora çok rahat bir şekilde gelebilir. O ilaçlara bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Her haftanız hastanede geçmek zorunda değil. Sağlıklı yaşarsınız. Herkese sporu öneriyorum. Türkiye Şampiyonası’na çıkıp birincilik madalyasını almak istiyorum” ifadelerini kullandı.

'SPORA İLK GELDİĞİNDE ZORLANIYORDU'

Mahalledeki spor kulübünde antrenör olan Ziya Göçer ise “İkra ile burada tanıştık. Spora ilk geldiğinde zorlanıyordu. Zaman zaman rahatsızlanıyordu. Rahatsızlığını öğrendiğimizden dolayı İkra’ya karşı hassasiyet gösteriyorduk. Şu an çok güzel ilerliyor. Antrenmanlarına, diğer öğrencilerle birlikte gayet güzel bir şekilde devam ediyor” dedi.

'YANLIŞ KANI VAR'

Dozunda ve uygun bir egzersizle astım hastalığının atlatılabileceğini söyleyen Spor Hekimliği Uzmanı Mehmet Karakuş, "Spor yaparak astım hastalığını atlatmak mümkün. Genel bir yanlış kanı var. Özellikle ebeveynlerde, çocuklarında astım hastalığı tespit edildiği zaman hiçbir zaman spor yapamayacaklarını düşünerek biraz daha sedanter (fiziksel aktivitenin hiç olmadığı ya da düzensiz olduğu bir yaşam tarzı) bir yaşama yönlendiriyorlar. Sağlık profesyonelleri de genellikle astımlı hastaların spor yapamayacağını düşünerek maalesef sadece medikal tedavi üzerinden gitme eğiliminde. Bazı yapılan çalışmalarda yine astım tanısı konduktan önce ve sonra bireylerde, astım tanısından önce yaptığı düzenli aktiviteyi bıraktıkları tespit edilmiş. Bu çok yanlış bir yaklaşım. Dozunda ve uygun bir egzersizle astım hastalığı şöyle atlatılabilir; solunum kaslarında gelişme, solunum kapasitesine ve efor kapasitesinde artışla astım ataklarının sayısı azaltılır. Hatta bazı durumlarda ilaç ihtiyacı da çok ciddi oranda azalır" diye konuştu.

Sporun, İkra'nın hastalığına etkisine değinen Karakuş, "Hastamız 6 yaşında astım tanısı almış. Şu anda 13 yaşında. Boks sporuyla ilgileniyor. Şu anda ilaç ihtiyacının son derece az olduğu hatta ilaçları neredeyse kullanmayacak seviyeye geldiği mümkün. Özellikle diyafram ve solunum kaslarının yapılan egzersizle beraber gelişmesi sonucunda astım ataklarının tamamen kesilmesi mümkün. Bu, literatüre de uyumlu bir durum" dedi.

'HASTALARIMIZA KESİNLİKLE SPORU ÖNERİYORUZ'

Astım hastalarının yüzde 70 ila 90'ında nefes darlığı, öksürük olduğu için spor yapmaktan kaçındıklarını aktaran Doç. Dr. Hatice Eke Güngör, "Hatta bazen beden eğitimi derslerinde spor yapılmamak üzere rapor için hastalar bize yönlendirilmekte. Biz hastalarımıza kesinlikle sporu öneriyoruz. Hastalar spor yaparak akciğer kapasiteleri artar. Egzersiz kapasiteleri artar. Solunum fonksiyonları düzelir. Atakları azalır, gece semptomları azalır. Hastaların da spor yapabilmesi için astımının kontrol altında olması gerekiyor. İkra, bizim kontrolümüzde ilaçlarını düzgün bir şekilde kullanarak, beraberinde spor aktivitelerine başladı. Astım semptomlarında da çok bariz gerileme oldu. Şikayetleri azaldı. Eğer böyle giderse dikkatli bir şekilde hem sporuna hem tedavisine devam ederek astım semptomlarını azaltıp yaşam kalitesini artırabiliriz" ifadelerini kullandı.

E-BÜLTEN KAYIT

Gelişmelerden mail yoluyla haberdar olmak için e-Postanızı kaydedebilirsiniz..

Mailinizi girdikten sonra kaydol tuşuna basınız